2016 yılında altın fiyatları ne olur? Önce, Dünya Altın Konseyi’nin Aralık/2015 tarihli son raporuna bir göz atalım;
1-ABD………..8.133 (ton)
2-Almanya…….3.381
3-IMF…………2.814
4-İtalya……….2.451
5-Fransa………2.435
6-Çin………….1.722
7-Rusya……….1.370
8-İsviçre………1.040
9-Japonya……….765
10-Hollanda…….612
11-Hindistan……557
12-ECB…………504
13-Türkiye………500
18-İngiltere………310
34-Güney Kore….104
42-Brezilya……….67
92-Kanada…………3

Raporda, ABD‘nin yuksek rezervi dikkat çekerken, listede özellikle Türkiyemiz‘in konumu dikkat çekici. Çünkü, ABD yıllardır alım yapmazken, Türkiyemiz ise, 2011 yılından itibaren sürekli rezervlerini artırmış, ve ülkemizin kasasında 2011 yılında 110 ton rezerv varken, an itibari ile bu rezerv 500 tona ulaşmıştır. Bu ise ülkemiz açısından son derece önemli bir gelişmedir.

Çin ise, daha önceleri konseye bilgi vermezken, ilk kez bu yıl (2015 yılı), rezerv bilgilerini paylaşmıştır. Sürekli altın rezervlerini artırdığı sanılan ve en azından 3000 ton altını, kimine göre 5000 ton altını olduğu iddia edilen Çin’in rezervlerinin çok düşük kalması, altın yatırımcıları açısından tam bir hayal kırıklığı olmuştur. 1200 dolar seviyelerinden kademe kademe 1040 lara kadar inen altının onsunun bir sebebinin de bu olduğu gösterilmiştir.

Altın yatırımcısı, her ne kadar uzun süreli yatırımcı olmakla bilinse de, son yıllarda özelikle de 2011-2015 sürecinde çok da umduğunu bulamadı. ABD’nin faizleri artırması, doların güçlenmesine, emtiaların (enerji emtiları ve sanayi metalleri ile kıymetli metallerin) adeta diplemesine neden olmuştur.

2011 yılında ABD işsizlik oranlarının 9 küsurlere çıkması, ardından QE3 dediğimiz parasal genişleme beklentileri ile Temmuz 2011 de altının onsu 1900 lere çıkarak tarihi bir rekor kırmıştır. QE3′ün Eylül/2012 yılında açıklanması ile de 1790 seviyelerinde bulunan ons 1040’lara kadar sürecek düşüşüne başlamış oldu. Enterasandır ki, parasal genişlemelerle yükselişe geçeceği umulan altın, piyasanın en önemli kuralı olan “Beklentiyi AL, Gerçekleşeni SAT” kuralını bir kez daha dünyaya göstermiş oldu.

Altın yatırımcısı için, yukarda da paylaştığımız ülke rezervlerinden de anlaşılacağı üzere, ABD-FED bu işin dümeninde ve FED, 2013 yılından beri piyasaya faiz silahı ile yaklaşmış ve piyasada faizleri artıracağı beklentisini oluşturmuştur. Bu beklenti Aralık/2015 tarihinde FED toplantısında gerçekleşmiştir. Piyasa, daha önceki yıllarda olduğu gibi, beklentiler gerçekleştiğinde, elindekini satmasından dolayı; önümüzdeki süreçte, piyasanın, çok taraftarı bulunan “dolar güçlenecek, emtialar çökecek” tezi ile çok kişiyi terse yatırma ihtimali vardır. Şu durumda, altın ve diğer emtialara yatırım için, her geri çekilme ve düşüşe alım fırsatı olarak bakılabilir.
2016 yılının altın yatırımcısı için “altın bir yıl olması” dileği ile.

Odtugeomat